Dijital platformların hayatımıza dahil olmasıyla beraber ekranlarda LGBTİ+ karakterlere daha fazla yer verilmeye başlanıldı, karşılaşılan bu karakterler kuir (queer) temsilidir.
Cinsel yönelim kişilerde cinsel duygu, istek ve davranışların belli bir cinsiyete çekilmesidir. Cinsel yönelim çeşitlilik gösterebilir bu nedenle cinsel yönelim bir spektrum olarak değerlendirilmektedir. Bu yönelimlerin hiçbiri diğerinden daha doğal, daha sağlıklı veya daha ayrıcalıklı değildir.
Cinsel kimlik kişilerin dışa vurmayı tercih ettiği cinsiyet kimliklerini de içermektedir. Bireylerin bir kimlik ifadesinde bulunabilmesi için çeşitli koşulları sağlaması gerekmemektedir bu konuda bir beyan vermeleri yeterli oluyor.
LGBTİ+ kişilerin cinsel kimliklerini açıklamalarına açılmak (coming out) denmektedir. Açılma süreci kişiler için çoğu zaman zorlayıcı bir süreç olabilmektedir. Kişiler için süreci zorlaştıran ve kimi zaman açılmalarını engelleyen veya ertelemelerine sebep olan nedenlerin içinde karşılaşabilecekleri yoğun negatif tepkiler, reddedilme, hor görülme, kendiliklerine dair olumsuz düşüncelerin oluşması ve zarar görme ihtimalleri bulunuyor.
Açılma süreci ve kendini açma davranışı, bireylerin kişisel yaşamlarında merkezi bir rol oynayabilmekte ve farklı ilişki ortamları, aile, arkadaşlar, romantik partnerler ve topluluklar gibi çeşitli bağlamlar dahilinde gerçekleşebilmektedir. Açıklanan bilgilerdeki bilgi miktarı, konu çeşitliliği ve derinliği değişebilir ve bazı açıklama konuları diğerlerine göre daha gizli ve içsel durumlarla ilgili olabilmektedir.
Bireyler genellikle ilk olarak yakın arkadaşlarına açılma eğilimi gösteriyorlar. Kimliklerini ailelerine açıklamak için ise çoğunlukla bağımsızlıklarını kazanmayı, en önemlisi de finansal özgürlüklerini elde etmeyi bekliyorlar. Bazen ebeveynlerin tepkisi, öfke, şaşkınlık veya suçluluk içerebiliyor. Hatta, ebeveynlerin neredeyse yarısının ilk tepkilerinin negatif yönde olduğu belirtiliyor.
Bireylerin çevrelerinden aldıkları tepkiler doğrultusunda kimliklerine ve deneyimlerine olan bakış açıları da etkilenebiliyor. Kimlikleri konusunda kabul ve destek gören kişilerin kendi kimlikleri konusunda kendilerine de daha kabullenici ve daha az yargılayıcı yaklaştıkları belirtiliyor.
Araştırmaların sonucunda, kimliklerini gizlemek zorunda olan kişilerin depresyona ve yoğun kaygıya daha meyilli oldukları görülüyor bu durum açılmanın kişilerin mental sağlığı için ne kadar önemli bir noktada olduğunu göstermektedir.
Bireylerin açıldıkları kişiler içinde
durum bazen zorlayıcı olabilmektedir, karşılarındaki kişinin uzun zamandır varsaydıkları kimliğin dışında bir kimlikle karşılaşmak yeni bir süreci ortaya çıkarmaktadır. Verilen ilk tepkiler her zaman son tepkiler olmuyor. Olumsuz tepkiler veren aileler, arkadaşlar zaman içinde daha kabullenici bir tutum sergileyebiliyor.
Açılmak yalnızca kuir kişileri ilgilendiren bir mesele değildir. Tüm bunlarla birlikte, kimliğini açıklamanın bir sorumluluk ya da zorunluluk olmadığını da unutmamalıyız.
Commentaires